Mimari

 

ANONİM MİMARİMİZ İÇERİSİNDE BİR YORUM...

          İnsanoğlunun çevresini düzene sokması Taş Devrinin karanlıklarında başlıyor. Doğanın sakladığı sığınaklar yeterli olmayınca kendi yapıcılığı başlıyor. Bu yapıcılıkla başlayan barınaklar belli bir düzen içinde bir araya geldiklerinde meydanlar, sokaklar, mahalleler ortaya çıkar. Bu oluşumlar yeni yeni ırkların oluşumunun temelini oluşturmaya başlar...

İnsanların kendi yaşamları için kendilerinin ürettiği yapılara sivil mimari veya anonim mimari diye adlandırabiliriz. Bu yapılar bölgenin, yörenin iklim verilerine, coğrafi topoğrafik durumuna, malzeme çeşidine, korunma biçimine, yaşantı biçimine ve ekonomik verilerine göre biçimlenmişlerdir.

Orta Asyada göçebe hayatını seçen Türk ırkı Anadolu'ya gelişiyle yerleşik olma konumuna geçmiştir. Bu başlangıç ile anonim mimarinin ürünleri hayata geçmeye başlamıştır. Böylece yüz yıllar sonra oluşacak yerel, bölgesel ve ulusal mimarimizin oluşumunun temelleri atılmıştır..!

Milleti millet yapan değerler dil, dinve ırk beraberlikleridir. Geniş açılımı ile kültür kökleri, kültür değerleri, gelenek ve görenekleri, örf ve adetleri, inanç beraberlikleri millet olmanın temel gereksinimleridir. Kültür değerleri beraberliği içeriğinde, anonim mimari ile oluşan bir mimari dil oluşumu önem kazanır. Bu mimari dil bölgelerin değişimine göre çeşitlenirler ve geleneksel sivil mimari değerlerini oluştururlar. Bu sivil mimari ürünlerimiz (mimarsız ve çizimsiz ürünler) ulusal, milli mimarimizi yapılandırırlar...

Milleti millet yapan bu değerler arasında önemli yeri olan ulusal mimari mirasımızı korumamız, yaşatmamız ve devamlılığını sağlamamız gerekmektedir..! Böylece milli değerlerimize sahip çıkmış, geleceğe taşıyarak milliyetçiliğimize ve ulusumuza karşı en büyük görevi yapmış oluruz...!

Geleneksel biçimlenişimizi (anonim mimarimizi) çağımıza taşıdığımız, Akyaka Evleri; 1970'li yıllarda değerli gazetecimiz ve yazarımız Nail Çakırhan, Ula'lı ustalarla yarattığı kendi eviyle başlatmıştır. Ağa Han ödülüne layık görülen bu yapı, anonim mimarimizin, yerel mimarimizin yaşatılmasının önemini tüm ulusumuza örneklemiş ve uyarı vermiştir. Ayrıca sivil mimari değerlerimizin ve mimari kültürümüzün yaşatılması ölçeğinde önemli bir katılım sağlamıştır.

          Çok zengin olan mimari kültürümüzün iki önemli verisi olan sofa ve avlu Nail Çakırhan evinde de gözlenebilir. Bu yapıtla yerel yapı karakterimizi yaşatmada atılan adım, 1975'li yıllarda ortaklaşa ürettiğimiz, yorumladığımız diğer yapılarla hız kazanmıştır. Akyaka Beldesince sahiplenilen bu anonim mimari örneklemeleri, yorumlamaları, diğer mimar meslektaşlarımızında katılımı ile bugün Akyaka'yı tarifler hale gelmiştir. Bu tariflemenin en önemli katılımcıları Ula ve Muğla sivil mimari örnekleridir...!

     Anonim mimarinin yorumlanışının Ağa Han ödülüyle buluşması yerel, bölgesel, ulasal mimarimizin korunması, yaşatılması ve devamlılığı çerçevesinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Önemle, öncelikle imar yasası çıkarıcılarının,, yönetmelikleri hazırlayıcıların,, belediye yöneticilerinin,, imar planı hazırlayıcıların ve mimarların Türk sivil mimarimizin yaşatılmasında, daha duyarlı kararlarla yaklaşmaları ve dolaysız, doğrudan, koşulsuz tanımaları çabası içinde olmalılardır...!

          Birazda yakın geçmişimizi yargılayalım...!

          1940'lı yıllardan sonra betonla başlayan modern mimari akımı batı taklitçiliği, Avrupa kopyacılığı; mimari kültürümüzü inkar edici boyutlara ulaşmıştır...!

          Teneke Kavanozlar

          Teneke Kutular

          Beton Duvarlar

                                       Ülkemizi istilaya başlamıştır..!

                                       Hala bu istila genişleyerek artmaktadır..!

          Bu istila yandaşı mimarlarımız -istisnalar dışı- doğru bina üretme yerine güzel bina yapma yarışı ve sarhoşluğu içinde ulusal değerlerimizi hiçe sayar bir persperktif sunmaktadırlar..!

                              UYANDIRILMALI....!

                              UYARILMALILAR...!

          Bu istilada evrensel mimarlığı inkar etmeden, ulusal, bölgesel, yerel mimarimizle bütünleşen tasarımlar üreten; yok olmaya yüz tutan milli mimarimizin yaşatılmasında önemli görevleri üstlenen ve başaran hocamız sayın meslektaşım Sedat Hakkı ELDEM'e sonsuz şükranlarımı sunarım...

          Milli mimarimizin, ulusal mimarimizin, bölgesel mimarimizin, yerel mimarimizin yaşatılmasında biz mimarlara önemli görevler düşüyor. Mimari dilimizin yaşatılması için; Selçuklu, Osmanlı yapıtlarının çok iyi analizlenmesi ve çağdaş yapı perspektifinde yorumlayarak sentezlenmesi ile tasarımlarımızı oluşturmak gerekliliği inancını, ümidini, mesuliyetini taşımalıyız...!

          Yine ulusal mimarimizin temelini oluşturan çok zengin Selçuklu, Osmanlı Türk mimari değerlerinin çok iyi irdelenmesi ve tasarımlarda bu irdelemenin kullanılması bilinci, bu konuya yaklaşımın bir başlangıcı, bir bitiricisi ve bir doğru sonuca ulaşımını getirecektir...!

          Evrensel mimari dil ile, ulusal, bölgesel, yerel mimari dilimizin aynı platformda yorumlanması mimarlık dünyamızda mükemmelliyetçiliği getirecek ve Avrupa kopyacılığının mimari kültürümüzü inkar edici tutumunun değişiminde çözüm getirecektir...!

          Gelecek nesillere, kendi kültürümüzü bozmadan, yozlaştırmadan miras bırakalım....!